KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/7940 E., 2015/25549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılana 4500 TL borcu bulunan ve bu borcunu ödeyemeyen sanık ...'nin, borcuna karşılık eşi olan diğer sanık ... adına kayıtlı aracını vermeyi teklif ettiği, aralarında sözlü anlaşma yapıp 20.500 TL değerindeki aracın kredi ve vergi borçları nedeniyle katılandan alınacak 15.750 TL parayla aracın borçları ödenip üzerindeki rehin kaldırıldıktan sonra katılana devredileceğini kararlaştırdıkları, katılanın bu parayı sanık ...'in hesabına yatırdığı, paranın aynı gün sanık ... tarafından vekaletnameyle çekildiği, ancak aracın borçları ödenmediği gibi katılana devrinin yapılmadığı,
bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/7940, K. 2015/25549, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama