KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/1856 E., 2016/6457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2016
- Mahkemesi
- ....... Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanın kiracısı olduğu, kira borcunu ödemediği için yapılan icra takibi sonucunda açık arttırmayla satılan hızar, yatar daire, plenye ve hava kompresörünü katılanın satın aldığı ve bir sonraki kira döneminde bu eşyaların kiralama sözleşmesi içerisinde demirbaş olarak gösterildiği, sanığın işyerini tahliye ederken eşyaları da alıp gitmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan beyanı ile dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işeldiği anlaşılmakla, mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK'nın 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği halde ve hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek yazılı şekilde doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi,
2-TCK 52/3. maddesine aykırı olarak, hapis cezasından çevrilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemiş olması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümden adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/1856, K. 2016/6457, 20 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama