KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/2487 E., 2016/7366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157, 62, 52/2, 53/1-2-3 ve 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; TCK'nın 198. maddesi yollamasıyla 197/1. maddesi gereğince açılmış bir dava bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın, akrabası olan katılan ...'in yanına gittiği ve kendisinde 3.000 adet... altını olduğunu söyleyip alıp alamayacağını sorduğu, katılanın sanığa bu altınları nereden bulduğunu sorduğunda, sanığın altınları ... ilinde bir kilisenin yanında bulduğunu söylediği, bunun üzerine katılanın altınların fiyatını öğrendikten sonra altınların gerçek olması halinde 7.000 TL'lik altın alabileceğini söylediği, daha sonra sanığın katılanı tekrar arayarak ... ilçesindeki otogara konuşmaya çağırdığı, katılan ... ve eşi olan ...'nın ... otogarına gittikleri, burada sanığın bir poşet içerisinde bulunan reşat altınlarını katılanlara gösterdiği,
katılan ...'in bu altınların sahte olup olmadığını kontrol ettirmek istediğini söylemesi üzerine sanığın katılana 3 tane altın verdiği, katılanların bu 3 adet altını kuyumcu olan tanık ...'ye gösterdikleri, kuyumcunun bu 3 adet altının sahte olmadığını söylemesi üzerine katılanların tekrar otogara döndükleri, sanığa 7.000 TL vererek 281 tane sahte altını aldıkları, sanığın da parayı alarak yanlarından ayrıldığı, bu altınları kuyumcuya götürdüklerinde sahte olduklarını öğrendikleri şeklindeki olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının suçun vasfına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/2487, K. 2016/7366, 5 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama