KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/3392 E., 2018/7658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraat
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Sanık ... hakkında TCK'nın 207/1, 62, 50/1, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'un beraatlerine ilişkin hükümler vekalet ücreti talebi ile sınırlı olarak sanıklar müdafi tarafından, özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın katılanın ağabeyi olduğu ve katılanın S.S.
Serhan Konut Yapı Kooperatifinde bulunan hissesinin devrini sağlamak amacıyla katılanın takliden atılmış imzasını içeren belgeyi kooperatif yöneticisi olan sanıklar ... ve ...'a vererek katılana ait hissenin devrini kendi üzerine aldığı, bu suretle sanık ...'ın özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanıklar ... ve ...'un beraatlerine ilişkin hükümlerin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan temyiz talebine ilişkin olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/11/1979 tarih, 1979/2-229 Esas, 1979/477 sayılı Kararında da belirtildiği üzere.
"Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin belirlenmesinde ilke olarak müdahil veya sanıkların sayısını ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların sayısını ele almıştır.
Taraflara yükletilecek avukatlık parasının da her dava için ayrı ayrı belirlenmesini öngörmüştür." Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin ayrı ayrı takdirinin mümkün olmaması karşısında mahkemenin tek bir vekalet ücretine hükmetmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... hakkındaki özel belgede sahtecilik suçu açısından ise esastan yapılan incelemede, aslı adli emanette bulunan ve mahkeme heyeti tarafından incelenen 19/05/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi altında bulunan katılan ...
Dağ'a ait imzanın, sanık ... eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu ve katılanın tüm aşamalarda yapılan işleme rıza vermediğine dair beyanı karşısında sanık ...'ın mahkumiyetine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiş olup, rızanın açık ya da zımni olabileceğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğini belirterek bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye, dosyadaki maddi deliller ve sanığın tekerrüre esas olamayacak ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması için engel sabıka kaydı doğrultusunda iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/3392, K. 2018/7658, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama