KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/421 E., 2016/3768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
- Mahkemesi
- . Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisini katılanlara sivil asker olarak tanıtarak, çevresinin geniş olduğunu, ...... Hastanesinde çok tanıdıkları bulunduğunu, katılan E..'i ............ Üniversitesi Tıp Fakültesi ....... Hastanesine, kız kardeşi olan diğer katılan .....'yi ise hava alanında işe aldıracağını söyleyerek, katılanlardan kimlik fotokopisi, terhis belgesi nüfus kayıt örneği gibi belgeler ile bu işlerin karşılığı olarak katılan ...'den değişik tarihlerde toplam 510 TL aldığı anlaşılmakla, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, olayla ilgisinin bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "7 gün”, "8 gün” ve "160 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla "5 gün", "6 gün" ve “120 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi yine, hüküm fıkrasından,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/421, K. 2016/3768, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama