KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/443 E., 2016/3977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan .....'ın, cep telefonundan katılanı arayarak kendisini... olarak tanıttıktan sonra, kardeşinin ....'da amelelik yaparken bir evin temelinde kazı yaptığı esnada 14 kg altın bulduğunu, ilgilenmeleri halinde satmak istediğini söylediği, katılanın önce kabul etmediği, ancak sanığın sürekli arayıp ısrar etmesi üzerine 16/12/2008 günü tanık ..... ile birlikte....'ya gelip sanıklarla buluştuğu, sanık .....'in de kendisini .....'nin kardeşi ..... olarak tanıttığı ve elindeki çantada bulunan altınları gösterdiği, karıştırarak içinden bir adet alıp sanık .....'a verdiği,
......'ın bu numune altını katılana vererek gerçek olup olmadığını araştırmasını istediği, katılanın ..........'a dönüp numune olarak aldığı altının gerçek olduğunu öğrenince sanıklarla irtibat kurup ellerindeki altını 17.000 TL karşılığında satın almak üzere anlaşmaya vardığı, 20/12/2008 günü tanık ......'le birlikte tekrar ........'ya gidip sanıklarla buluştuğu, sanık ........'ın katılana parayı .....olarak hitap ettiği sanık.......'e vermesini söylediği,.......'den ise altınları kendisine vermesini istediği,
katılanın 17.000 TL'yi .......'e vermesinin ardından .....'in parayı evde sayacağını belirttiği, katılanın orada saymasını söylemesine aldırmadan koşarak yanlarından uzaklaştığı, diğer sanık .......'ın da içinde altın bulunduğunu beyan ettiği torbayı katılana vermeden ayrı yöne koşarak uzaklaştığı, katılanın sanık .........'in peşinden koştuğu ancak, sanığın izini kaybettiği anlaşılmakla; sanıkların eyleminin TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/443, K. 2016/3977, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama