KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/4801 E., 2017/6354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK' nın 158/1-e, 43/1, 52 ve 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm sanık ve ücreti vekalet yönünden sınırlı olarak sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, annesi olan ....'ün Sosyal Güvenlik Kurumundan dul aylığı almakta iken 23.3.2003 tarihinde vefat ettiği, ancak oğlu olan sanık ...'ün annesinin ölümü ile geçersiz kalan vekaletnameyi kullanmak suretiyle ....Bankası Şubesinden ve banka ATM' lerinden 2.12.2005 tarihine kadar haksız yere maaş çekmeye devam ederek katılan kurumu zarara uğrattığının iddia edildiği olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, katılana karşı eylemleri sonucu toplam 6.849,83 TL zarara uğratmış olması karşısında, mahkemece dayanılan, zararın ve failin kastının ağırlığı gerekçelerine göre, temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, sanığın sabıkasız oluşu ve zararın miktarı ile 5237 sayılı TCK'nın 3. ve 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak fazla hapis cezası tayini,
2-1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/4801, K. 2017/6354, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama