KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2016/982 E., 2016/3913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2016
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ......, ..... ve ..... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, .... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/04/2015 tarihli ve 2013/50712 soruşturma, 2015/31501 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin.....Sulh Ceza Hakimliğinin 21/05/2015 tarihli ve 2015/841 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12.11.2015 gün ve 2015-23430/73805 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2015 gün ve 2015/377181 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
dosya kapsamına göre sahte olduğu iddia edilen suça konu çekler üzerinde gerekli inceleme yaptırılarak iddiaların doğruluğu araştırılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı olarak şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden,
yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/982, K. 2016/3913, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama