KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/14661 E., 2017/6664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler ..., ..., ...,...., ve .... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/06/2016 tarihli ve 2015/64139 soruşturma, 2016/41747 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/08/2016 tarihli ve 2016/3403 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/12/2016 gün ve 94660652-105-34-12717-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2017 gün ve 2016/401666 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüpheliler arasında olayın suç teşkil etmeyip hukuki mesele mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
müşteki tarafından öne sürülen iddia ile ilgili olarak şüpheliler ..., ... ve ...ın ifadelerinde tahsil edilen çeklerin karşılığının şüpheli ....’ya verildiğini belirtikleri nazara alındığında şüpheli .... ve .....’nın savunmalarının alınması ile şüpheli .....’ya ait şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmesi karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/14661, K. 2017/6664, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama