KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/25025 E., 2020/9073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK.nın 158/1-f-son, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, ortak iş yeri açtıkları katılan ...’ye emeklerine karşılık olarak, 10.000 TL bedelli tamamen sahte oluşturulmuş çeki 1. ciranta sıfatıyla imzalayarak verdiği, çekin tedavülü sonucu bankaya ibrazında sahte olduğunun banka çalışanlarınca tespit edildiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, her ne kadar sanık hazırlık aşamasında;
suça konu çekle bir ilgisinin olmadığını ve çeki katılan ...'ye vermediğini savunmuşsa da yargılama aşamasındaki savunmasında üzerine atılı suçu işlemediğini, müşteki ve katılanları tanımadığını, katılan ...' nin kendisinin ortağı olduğunu, bu çeki kendisine katılan ...' nin getirdiğini ve imzalamasını söylediğini, kendisinin de bu çeki imzaladığını belirtmesi, katılan ...' nin çeki sanıktan aldığını beyan etmesi, katılan ve müştekilerin beyanları, alınan ekspertiz raporunda; çekin renk, motif, baskı ve kağıt kalitesi yönünden sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunduğu,
müşteki ... adına atılı keşideci imzasının müştekiler ya da sanık eli ürünü olmadığı, ancak; çekin arka yüzündeki 1. ciranta “...” adına atılı yazı ve imzanın sanığın elinden çıktığı yönünde görüş ve kanaatin bildirilmesi ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, sanığın suça konu eylemden elde ettiği menfaatin 10.000 TL olduğu, dolayısıyla adli para cezasının da bu miktara uygun şekilde “1.000 gün” olarak tespiti yerine, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının elde edilen menfaat miktarının üzerinde olacak şekilde “1.200 gün” olarak tayin edilmesi suretiyle fazla adli para cezası tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/25025, K. 2020/9073, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama