KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/30140 E., 2019/6982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- TCK'nın 155/2, 62, 51 maddesi ve 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Serbest muhasebeci olarak çalışan sanığın, katılanın iş yerine ait muhasebe işlemlerini yürüttüğü, ancak katılanın mal müdürlüğüne yapılacak vergi ödemeleri için vermiş olduğu paralar ile SSK primlerini makbuz karşılığında almış olmasına rağmen ilgili kuruma yatırmaması nedeniyle katılan hakkında tahakkuk eden vergi borçlarından dolayı takip işlemlerinin başlatıldığı sanığın bu surette hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Serbest Muhasebecilerin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2/A maddesinde belirtilen görevleri arasında vergi borcu yatırmak gibi bir görevinin olmadığı, ayrıca Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26.01.1996 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan "meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar" şeklindeki hükmüne göre;
sanığın, katılanın vergi borcunu yatırmak üzere teslim aldığı paraları ilgili kuruma yatırmayarak uhdesinde tuttuğunun iddia edilmesi karşısında, eylemin sübutu halinde 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesi kapsamında güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, güveni kötüye kullanma suçunun, suç tarihi olan 26/01/2006 tarihinden itibaren temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/30140, K. 2019/6982, 20 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama