KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/31659 E., 2017/20313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2017
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkındaki yargılama sırasında, sanığa atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1 maddesi kapsamında kalan güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253.
Maddesinde yapılan değişiklik kapsamında kaldığından bahisle, anılan Kanun'un 223/8. maddesi gereğince davanın durmasına ve dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla uzlaştırma bürosuna gönderilmesine dair Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2016/540 esas, 2016/808 sayılı kararına yapılan itirazın kabulüne,
durma kararının kaldırılmasına dair Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2017 tarihli ve 2017/218 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/07/2017 gün ve 94660652-105-41-3683-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2017 gün ve 2017/46455 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mercii Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesince, müştekinin soruşturma aşamasında uzlaşmak istemediğini beyan ettiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinin, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.
Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde olması karşısında, güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümlerine yer verilmiş olması itibariyle suç tarihinde anılan suçun uzlaşmaya tabi olmadığı,
suçun yürürlükteki mevzuata göre uzlaştırmaya tabi olmadığı dönemde müştekinin uzlaşmak istemediğine yönelik irade açıklamasının hukuken hüküm ifade etmeyeceği cihetle, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/31659, K. 2017/20313, 16 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama