KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/32802 E., 2019/3388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 158/1-f-son, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, internet sitesinde, cep telefonu sattığı yönünde ilan yayınladığı, ilanı görerek sanığı arayan katılanın, bir adet cep telefonu siparişi verdiği, sanığın katılana dönüşüm için 300.00 TL yatırması gerektiğini, 150.00 TL'nin iade edileceğini söylediği, sanığın kapıda ödemeli kargo ile gönderdiği paketi 149 TL'lik ödemeyi yaparak teslim alan katılanın, paketi açtığında içinden sipariş verdiği telefon yerine parfüm gönderildiğini görerek şikayette bulunduğu ve yeniden aradığı sanığın 150.00 TL daha istemesi üzerine Akbank ATM'sinden gönderdiği, telefonunun yine gelmediği,
bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından, nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise; TCK'nın 52. madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52/2. madde hükmü gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken toplam haksız menfaatin iki katından az olacak şekilde belirleme yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/32802, K. 2019/3388, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama