KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/9237 E., 2019/1327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- 1-Dolandırıcılık suçundan beraat 2-TCK'nın 204/1, 62/1, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,
Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, hükmün tebliği için müştekinin 07/06/2013 tarihli talimat duruşmasında beyanı alınırken bildirdiği en son adresine tebligat yapılmaksızın doğrudan "mernis adresine çıkarılan tebligatın geçerli sayılamayacağı,
bu nedenle katılan vekilinin 06/02/2014 tarihli dilekçesi ile yaptığı temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik incelemede;
Sanığın savunması,katılan beyanları ve dosya kapsamından;atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla;mahkemenin beraat yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/9237, K. 2019/1327, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama