KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/1169 E., 2018/1781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.08.2016 tarihli ve 2016/73566 soruşturma, 2016/39208 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.12.2016 tarihli ve 2016/4432 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.01.2018 gün ve 94660652-105-34-12787-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 gün ve 2018/5670 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,
buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin elindeki çekleri paraya çevirmek için görüştüğü factoring firması yetkilileri olduğunu söyleyen kişilerce dolandırılmak suretiyle çeklerinin rızası hilafına elinden alındığı iddiası karşısında, bahse konu çeklerin muhatap banka şubesine ibraz edilip edilmediği veya tahsil edilip edilmediği,
tahsil edildi ise kim tarafından işlemin gerçekleştirildiği araştırılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160 ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak üzere itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/1169, K. 2018/1781, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama