KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/3267 E., 2018/3901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2018
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarih ve 2015/337-511 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle dosyanın ele alınarak,
5237 sayılı Kanun'un 157/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2017 tarih ve 2017/370-484 sayılı kararı aleyhine, yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.04.2018 gün ve 94660652-105-34-8-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 gün ve 2018/34823 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 34. maddesi ile değişiklik yapılarak basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, bahse konu değişikliğin karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş olması karşısında, Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası,
uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Şikayetçinin kovuşturma aşamasında katılan sıfatını alması ve CMK'nın 260. maddesinde hâkim ve mahkeme kararlarına karşı katılan sıfatını almış olanlar için kanun yollarının açık olduğunun belirtilmesi ile ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna ancak, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde başvurulabilmesi ve bozulması talep edilen hükmün, katılana tebliğ edilmemiş olması karşısında;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/3267, K. 2018/3901, 28 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama