KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/448 E., 2020/1878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli hırsızlık
- Hüküm
- CMK 223/2-e maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve nitelikli hırsızlık suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili ve vekalet ücretiyle sınırlı olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın ...
Ticaret A.Ş. yönetim kurulu üyesi ve şirketi temsile yetkili olduğu, sanıklardan ..., ..., ... ve ...'ın şirketin işlettiği un fabrikasında buğday yıkama adı verilen görevi ifa ettikleri, sanık ...'in depo çavuşu, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un yükleme işçisi olarak çalıştıkları, sanıklardan ...'ın fabrika ürünlerinin cinsini farklı fatura ettirerek fabrika dışına çıkarmak ve bazı fabrika ürünlerinin bedelini ödemeden kendi uhdesine geçirmek suretiyle hizmet gereği uhdesindeki malları teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğu, yine ...'ın kendi isteği ile işten ayrıldıktan sonra katılan şirkete 1 km mesafede ...
Zahire ismi ile işyeri açarak, benzer eylemlerine devam ettiği, sanık ...'ın şirketten ayrılmadan önceki eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, şirketten ayrıldıktan sonraki eylemlerinin nitelikli hırsızlık suçlarını oluşturduğu, diğer sanıkların ise fabrikadaki görev dağılımlarına göre sanık ...'ın tüm eylemlerine bilerek ve isteyerek iştirak ettikleri iddia olunan somut olayda; sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından sanıkların üzerilerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kendilerini aynı vekil ile aynı davada temsil ettirmeleri nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/10/1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmaması karşısında, tebliğnamede vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/448, K. 2020/1878, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama