KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/4809 E., 2018/6128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31.10.2017 tarih ve 2017/52460-34937 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Konya 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2017/6722 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27.06.2018 gün ve 94660652-105-42-8535-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2018 gün ve 2018/58059 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin, şüphelinin dolandırıcılık yaptığı iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında kamu davası açmayı haklı gösterecek delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafından öne sürülen iddia ile ilgili olarak müştekinin tanığı olan eşi...’ın dinlenmesi,
müştekinin kendisinin yönlendirildiğini iddia ettiği Avukat ... ’ın da ifadesine başvurulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmesi karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/4809, K. 2018/6128, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama