KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/7082 E., 2020/8901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın, .... Lojistik Ltd. Şti.'nin sahibi olup, Erbil’e mal göndermek istediği, bu amaçla sanığın işlettiği ....
Lojistik firması ile yükün götürülmesi için 4.300 Euro'ya anlaştığı ve bu bedelin yarısı olan 2.150 Euro'yu, sanık ...’un sahibi olduğu hesaba gönderdiği, belirlenen tarihte, sanık tarafından temin edilen tırın katılana gönderildiği, malların yüklenip Erbil’e gönderildiği, ancak tırların gerçek sahibi olan .... firmasının, kendilerine bedel ödenmediği gerekçesiyle malları indirmeyeceklerini bildirmeleri üzerine katılanın, tır sahibi .... firmasıyla 5.200 Euro’ya anlaşıp bedelini ödeyerek malların teslimini sağladığı, bu şekilde sanığın hile ile 2.150 Euro menfaat temin etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddia olunan olayda;
sanığın, katılanın yetkilisi olduğu şirketin aracılık yaptığı malların Almanya'dan Irak’a taşınması amacıyla 2.150 Euro para aldığı, malı tanık ....'e ait tırla Irak'a naklettiği, tanığa ücretini ödemediği, tanık ....'un bu nedenle Irak'ta yükü indirtmediği, daha sonra katılan şirket yetkilisinin ... ile irtibata geçtiği ve ...'un istemi üzerine 5.200 Euro ödemek suretiyle malların indirilmesini sağladığı, bu şekilde sanığın hile ile 2.150 Euro menfaat temin etmek suretiyle atılı suçu işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/7082, K. 2020/8901, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama