KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/8222 E., 2020/2745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılan ...'nün ...
İlçesinde otel işlettiği, sanığın, katılanı telefonla arayarak, daha önce otelinde kaldığını,oradan tanıştıklarını belirtip samimiyet kurduğu, sohbet sırasında teyzesinin 1260 adet altını olduğu ve bunları satmak istediğini söyleyerek yardım istediği ve katılanı altınları görmesi için ...'ya çağırdığı, katılanın da bu konuşmalara ikna olduğu ve ...'ya geldiği, katılanın sanıktan numune olarak 1 altın alıp 200 TL verdiği, sonra ... iline dönüp aldığı altını kuyumcuya gösterdiği, değerinin 500 TL olduğunu öğrenmesi üzerine sanıkla yeniden irtibat kurduğu,
22/01/2014 tarihinde geri kalan diğer altınları almak için katılan ile sanığın ...'de buluştukları, katılanın sanığa 39.000 TL parayı elden teslim ettiği, sanığın hemen ileride teyzesinin oturduğu ev olduğunu, parayı verip altınları alıp geleyim sen aracı park et eve gel dediği ve önden gittiği, katılan aracı park ettikten sonra eve gittiğinde evin ışıklarının yanmadığını gördüğü, sanıkla da tekrar irtibat kuramadığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda;sanık savunması,
katılan beyanı, fotoğraf teşhis tutanağı, hts kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/8222, K. 2020/2745, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama