KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/8561 E., 2019/300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sırasında, suç yeri itibarıyla evrakın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2018 tarih ve 2017/10982-2018/221 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Niğde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.04.2018 tarih ve 2018/39934 soruşturma, 2018/4428 sayılı yetkisizlik kararı üzerine,
Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararının kaldırılmasına dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2018 tarih ve 2018/1802 değişik iş sayılı kararı aleyhine, yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14.09.2018 gün ve 94660652-105-51-9701-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2018 tarih ve 2018/76858 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12.10.2015 tarih ve 2015/14021-29798 sayılı ilamında "...Dairemizin 06.04.2015 tarih ve 2015/4473-23011 sayılı ilâmı ve daha birçok kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunun, iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle..." şeklinde belirtildiği üzere, somut soruşturma dosyasına konu olayda müştekinin telefonla arandığı, kendini TEB Bankası yetkilisi olarak tanıtan şahıs tarafından kendisine para iadesi yapılacağına inanarak,
telefonuna SMS yoluyla gelen şifreyi bu şahsa ilettiği ve hesabından 5.000,00 Türk Lirası para gönderdiğini fark ettiği, yatırılan paranın İzmir İli Buca İlçesinden çekildiğinin tespit edilmesi karşısında, haksız menfaatin temin edildiği yerin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/8561, K. 2019/300, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama