KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2019/222 E., 2019/1151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- TCK 155/1, 62/1, 52/2, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa 09/10/2018 tarihli karar celsesinde SEGBİS vasıtasıyla mahkumiyet hükmünün yüzüne karşı tefhim olunduğu ve tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz yoluna başvurulabileceğinin bildirildiği anlaşılmakla; sanığa 06/11/2018 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli kararın sanık tarafından 07/11/2018 tarihinde temyiz edildiği ve temyiz isteminin süresinde olduğu, sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle bozma sonrasında dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın suç tarihinde, müştekiye ait ...Rent a Car isimli iş yerinden 200 TL karşılığında 2 günlüğüne 38 BM 868 plaka sayılı aracı kiraladığı, günü dolmasına rağmen aracı teslim etmediği ve üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın eyleminin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre mükerrrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümde, adli para cezasının 20 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/222, K. 2019/1151, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama