KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2019/5837 E., 2019/10880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 66/1 ve CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşme
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Avukat olan sanığın, bir süre arkadaşlık yaptığı katılanın aynı zamanda vekilliğini de üstlendiği ve alacaklı sıfatıyla katılan aleyhine Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2006/13100 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığı, katılanın icra takibine konu 200.000-YTL bedelli senetteki imzanın kendisine ait olduğunu ancak sanığa borcu bulunmadığını, senet düzenleme bahanesiyle senedi kendisine imzalatmış olabileceğinin beyan ettiği, bu suretle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda.
Mahkemenin kararıyla, TCK 158/1-d maddesi kapsamında iddianamede tariflenen eylemin aşamalarda alınan savunmalar, müştekinin anlatımları bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde nitelikli dolandırıcılık suçu değil TCK 209/1-2 maddesi kapsamında "açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçu kapsamında kaldığı, suç tarihinin 22/02/2006 ve iddianame tarihinin 17/04/2008 olması nedeniyle iddianame ile zamanaşımının kesildiği, tekrar iddianameden sonra sorguyu gerektiren celsenin ise 22/07/2008 tarihinde icra edildiği ve bu sorgu nedeniyle zamanaşımının kesildiği,
zamanaşımının en son kesilme tarihinden itibaren tekrar 8 yıl olarak hesaplanması gerektiği ve sorgu tarihi olan 22/07/2008 tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin (TCK 66/1-e maddesi gereği) 22/07/2016 tarihinde dolmuş olduğu, zamanaşımını kesen başkaca bir karar veya işlemin bulunmadığı ve asli zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle CMK 223/8 madde gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/5837, K. 2019/10880, 5 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama