KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2019/6247 E., 2019/8614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından sanık ...'in mahkûmiyetine dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2016 tarihli ve 2016/569 esas, 2016/427 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilerek,
infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi yönündeki Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin reddine dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarihli ve 2016/569 esas, 2016/427 sayılı ek kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/07/2019 gün ve 94660652-105-23-6619-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2019 gün ve 2019/80896 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarihli ek kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" şeklindeki hüküm gereğince sanık hakkında uzlaştırma kurumunun uygulanabilmesi olanağı bulunmadığı kabul edilmiş ise de, sanığın üzerine atılı bulunan suçların mağdurlarının farklı olduğu, dolandırıcılık suçunu katılan ...
Arslan'a yönelik gerçekleştirdiği anlaşılmakla, anılan hükmün infazının durdurularak 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarihli ve 2016/569 esas, 2016/427 sayılı ek kararının bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Hükümlünün diğer hükümlü ile birlikte, şikayetçi ....'ı aradıkları ve polis olduklarını belirterek şikayetçiden menfaat temin ettikten sonra yakalandıkları, hükümlü ...'nin kendisini yanında bulunan kardeşinin kimliğini kullanıp .... olarak tanıtttığı ve kayden bu isimle resmi işlemler yapıldıktan sonra tutuklanarak cezaevine alındığı, sonraki aşamalarda tutukluluk durumunun incelenmesi sırasında gerçek adının .... olduğunu itiraf ettiği, böylelikle ...'a yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık;
....'ye karşı eyleminden dolayı da iftira suçlarından mahkumiyetine hükmolunduğu ve bu hükümlerin istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla ; hükümlünün şikayetçilere yönelik eylemlerini farklı zamanlarda ve bağımsız bir şekilde gerçekleştirmesi nedeniyle atılı suçların birlikte işlendiğinden söz edilemeyeceğinden ve 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşmanın fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle kesinleşmiş ve infaz edilmiş kararlar yönünden de uzlaştırma hükümleri uygulanacağından,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/6247, K. 2019/8614, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama