KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2020/10140 E., 2021/2769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz senedi kullanma
- Hüküm
- Sanıklar hakkında, ayrı ayrı; TCK’nın 156/1, 62/1, 52/2-3-4 ve 50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklara atılı bedelsiz senedi kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı ve 26.03.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası ile 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca sanıklar müdafiinin 15/06/2020 günlü temyiz inceleme başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 156/1. maddesi kapsamında yer alan “Bedelsiz senedi kullanma” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla.
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin,
19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla;
her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK'nın 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2020/10140, K. 2021/2769, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama