İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2020/1202 K.2020/9252

Açığa imzanın kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/03/2018 tarihli ve 2018/886 soruşturma, 2018/1017 sayılı…

Esas2020/1202Karar2020/9252Tarih5 Ekim 2020Okuma5 dk · 935 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2020/1202 E., 2020/9252 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

935 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Açığa imzanın kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/03/2018 tarihli ve 2018/886 soruşturma, 2018/1017 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/05/2018 tarihli ve 2018/2240 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/01/2020 gün ve 94660652-105-07-9610-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2020 gün ve 2020-14370 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği,

buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda, müştekinin şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucunda, "...şüpheliye boş halde verildiği iddia edilen açığa imzaların bu vermeye ilişkin yazılı bir delilin bulunmadığı, her ne kadar müşteki tarafından imzalı boş kağıdı şüpheliye verdiğini ve bu yazıyı aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurularak düzenlendiğini iddia etmekte ise de, şüphelinin üzerine atılı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209/1. maddesinde düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı kararında açıklandığı üzere,

yüklenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun da yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, dosya kapsamından da müştekinin buna yönelik yazılı delil sunmadığı..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin iddiasının, eski ortağı olan ve sonrasında da sigortalı mütercim tercüman olarak yanında çalıştığı şüpheli ile birlikte kullandıkları ofiste, mütercimlik işinde kullanılmak üzere mesleki kaşesiyle imzalayarak hazırlamış olduğu çok sayıda A4 kağıt bulunduğu,

şüpheli ile iş ilişkisi sona erdiğinde ise şüphelinin bu boş kağıtları doldurarak 2 adet alacak verecek sözleşmesi ve 1 adet ortaklığın feshi sözleşmesi düzenlenmesinden ibaret olduğu, bu itibarla müştekinin iddia ettiği fiilin esasen belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere şüpheliye verilen imzalı boş kağıda ilişkin olmayıp ofiste unuttuğu imzalı boş kağıdın şüpheli tarafından doldurulması olduğu nazara alındığında, anılan imzalı boş kağıtların şüpheliye rıza ile veya bir anlaşmaya dayanarak verilmediği,

bu anlamda şüphelinin ele geçirme tarzının hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği anlaşılmakla, şüphelinin üzerine atılı suçun belgede sahtecilik suçuna atıf yapan 5237 sayılı Kanun'un 209/2. maddesinin "imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır." şeklindeki hâline uyduğu cihetle,

suç kastını tespit amacıyla Kemer 1. Noterliğinden müştekinin bahsettiği 1581 yevmiye numaralı fesihname başlıklı ve tarafların birbirlerinden herhangi bir borç ve alacaklarının kalmadığını beyan ettikleri belgenin getirtilmesinden sonra şüphelinin ifadesinin alınması ve suça konu senetlerin kim tarafından doldurulduğunun bilirkişi vasıtasıyla açıklığa kavuşturulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın,

eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu yönden kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Her ne kadar şüpheliye boş halde verilen imzalı A4 kağıtlarının şüpheli tarafından doldurularak müşteki aleyhine icra takibi yapıldığı ve iddia edilen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun yazılı delille ispata tabi olduğundan ve bunun gerçekleştirilmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin iddiasının, eski ortağı olan ve sonrasında da sigortalı mütercim tercüman olarak yanında çalıştığı şüpheli ile birlikte kullandıkları ofiste, mütercimlik işinde kullanılmak üzere mesleki kaşesiyle imzalayarak hazırlamış olduğu çok sayıda A4 kağıt bulunduğu,

şüpheli ile iş ilişkisi sona erdiğinde ise şüphelinin ve müştekinin alacak borç olmadığına dair fesihname düzenlemelerine rağmen yıllar sonra aynı şüphelinin bu boş kağıtları doldurarak 2 adet alacak verecek sözleşmesi ve 1 adet ortaklığın feshi sözleşmesi düzenlediği ve müştekiden alacağının olduğundan bahisle icra takibi başlattığı , bu itibarla müştekinin iddia ettiği fiilin esasen belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere şüpheliye verilen imzalı boş kağıda ilişkin olmayıp ,

mail olarak gönderdiği tercüme işleri için kullanıma yönelik ofiste önceden bıraktığı imzalı boş kağıdın şüpheli tarafından doldurulması olduğu nazara alındığında, anılan imzalı boş kağıtların şüpheliye rıza ile veya bir anlaşmaya dayanarak verilmediği,

bu anlamda şüphelinin ele geçirme tarzının hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği anlaşılmakla,şüphelinin üzerine atılı suçun belgede sahtecilik suçuna atıf yapan 5237 sayılı Kanun'un 209/2. maddesinin "imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır." şeklindeki hâline uyduğu cihetle,

suç kastını tespit amacıyla Kemer 1. Noterliğinden müştekinin bahsettiği 1581 yevmiye numaralı fesihname başlıklı ve tarafların birbirlerinden herhangi bir borç ve alacaklarının kalmadığını beyan ettikleri belgenin getirtilmesinden sonra şüphelinin ifadesinin alınması ve suça konu senetlerin kim tarafından doldurulduğunun bilirkişi vasıtasıyla açıklığa kavuşturulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, şüphelinin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın,

SONUÇ / HÜKÜM

eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın reddine ilişkin Antalya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/05/2018 tarihli ve 2018/2240 değişik iş sayılı kararının , 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 05/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2020/1202, K. 2020/9252, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1202
Karar No
2020/9252
Tarih
5 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/1202 K.2020/20507
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/1202 K.2020/5133
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/1203 K.2020/5718
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/1203 K.2020/8637
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/1203 K.2020/5177
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/1203 K.2020/9024

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.