KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2020/1586 E., 2021/1928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık,
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma
Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...' ın ve sanık ...'nın ayrıca görevi kötüye kullanma suçundan beraatine ilişkin hükümler sanık ... müdafi tarafından vekalet ücretiyle sınırlı olarak ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in ... Kozmetik Sağlıklı Yaşam Güzellik Merkezi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti'nin yetkilisi, katılan ...'in de bu şirketin ortağı olduğu, sanık ...'ın bu şirket tarafından Jasmin Holding'ten kiralanan 10 katlı bir binanın bir kısmının güzellik merkezi olarak işletilmek üzere 01/03/2006 tarihinde katılan ...'in yetkilisi olduğu Medikal Kozmetik ve Dış Ticaret Ltd.
Şti ile alt kira sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme gereğince katılan şirketin çek, senet ve nakit olarak ödeme yaptığı, ancak sanık ...'ın sözleşme gereklerini yerine getirmediği ve sözleşmeye konu binayı sanık ...'e devrettiği, aldığı çek ve senetleri tedavüle koyarak kullandığı, nakit parayı da iade etmediği, aldığı çeklerden 01.12.2006 tarihli 13.000 TL miktarlı ve 01.01.2007 tarihli 13.000 TL miktarlı iki çeki sanık ...'e verdiği,
sanık ...'in de aralarında alacak borç ilişkisi olmadığı halde ciro etmeden sanık ...'a verdiği ve sanık ...'nın da müşteki şirkete karşı taahhütlerini yerine getirmeyen ve katılan firmadan aldığı çek ve senetleri tedavüle koyup, aldığı parayı da iade etmeyen sanık ... hakkında, şirket adına hareket ederek ticari faaliyette bulunması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/140 esas sayısına kayden görülen kamu davasının açıldığını bildiği halde bu çekleri Kadıköy 3. İcra müdürlüğünün 2007/7527 esas sayılı dosyası ile katılan aleyhine icra takibine koyduğu,
avukat olan sanık ...'nın da bu icra takibinde sanık ...'nın vekili olarak görev aldığı ve diğer sanıklarla beraber hareket ettiği, bu suretle sanıkların üzerine atılı tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık ve sanık ...'in ayrıca görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
1)Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen hükme yönelik 27/04/2012 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık ...'nın ismini yazmadığından, süresinden sonra yaptığı temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, TCK'nın 257, 66/1-e ve 67/2-a maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son sebep sorgu tarihi 12/02/2010 ile inceleme tarihleri arasında 12/02/2018 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
3)Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılanlar ... ve ... vekilleri ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar savunması, katılanlar ve tanıklar beyanları, icra takipleri ve açılan hukuk davaları bilgileri, işletme sözleşmeleri, tutanaklar, ihtarlar ile dosya kapsamından, sanıkların birlikte hareket edip katılanlara karşı bilerek ve isteyerek hileli davranışlarda bulundukları, şikayetçilerin zararına olarak menfaat temin ettikleri, suç işleme kastlarının bulunduğu kanaati oluşmadığından sanıkların üzerine atılı eylemlerin suç olarak tanımlanmadığına yönelik mahkemece verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, isnat edilen eylemlerin suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ve eylemlerin suç teşkil ettiğine, eksik incelemeye, delillerin takdirine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2020/1586, K. 2021/1928, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama