KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2020/918 E., 2020/3104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay hapis ve 820,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2008/403 esas, 2013/452 sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/01/2020 gün ve 94660652-105-35-14824-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2020 gün ve 2020/3088 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 08/05/2019 tarihli ve 2019/1828 esas, 2019/5013 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2008/403 esas, 2013/452 sayılı kararı kesinleştiği halde, hükümde hesap hatası bulunduğu fark edilerek, adı geçen sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 820,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2014 tarihli ve 2008/403 esas, 2013/452 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak hesaplanan 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası yapılarak 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 2 yıl 3 ay hapis cezasına karar verilerek sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmek suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 08/05/2019 tarihli ve 2019/1828 esas, 2019/5013 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2008/403 esas, 2013/452 sayılı kararı kesinleştiği halde, hükümde hesap hatası bulunduğu fark edilerek, adı geçen sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis ve 820,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2014 tarihli ve 2008/403 esas, 2013/452 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Hükümlerin kurulması sırasında; temel cezanın belirlenmesinden sonra artırım ve indirim maddeleri uygulanırken hesap hatası yapılarak sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2008/403 esas, 2013/452 sayılı karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre ve aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2020/918, K. 2020/3104, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama