KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2021/2790 E., 2021/4174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16/03/2020 tarih ve 2018/173 Esas, 2020/92 Kararı ile sanıklar ... ve ...’ın TCK 158/1-L, 158/3, 43/1, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümleri hakkında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasından sonra, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin sanıklar hakkında yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmü sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşüldü;
5271 sayılı Kanunun 299'uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re’sen duruşma yoluyla yapar” ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile “uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir” şeklinde değiştirildiği ve daha sonra bu hüküm 01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaştığı anlaşılmakla; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını gerektirir bir neden görülmediğinden, takdiren sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek katılanı kullanmış telefonundan arayarak veya arattırarak kendilerini polis, Cumhuriyet savcısı ve emniyet müdürü olarak tanıttıkları, adının terör örgütünün isimlerine karıştığını, parasını kurtaracaklarını söyleyerek bildirdikleri banka hesabına 115.000 TL yatırmasını istedikleri, katılanın Çeşme Garanti Bankası’ndan 07.06.2017 tarihinde çektiği 115.000 TL’yi Çeşme İş Bankası'na götürerek burada temyiz dışı sanık ...'in hesabına havale ettiği,
bir sonraki gün yine sanıkların katılanı aradıkları bu kez internet bankacılığını kullanıp kullanmadığını sorarak hesabını internet bankacılığına açtırdıkları, katılanın internet bankacılığı bilgilerini kullanarak İş Bankası hesabındaki 100.000 TL parayı sanık ...'in hesabına havale ettirdikleri, aynı gün katılanın banka hesabında bulunan 400.000 TL parayı bildirdikleri sanık ...’a ait hesap numarasına yatırmasını istedikleri, katılanın dolandırıldığını anlayarak bu parayı yatırmadığı ve şikayetçi olduğu, bu suretle sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda;
sanık savunmaları, katılan beyanları ile diğer deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'ın atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin eylemlerini sabit gören ilk derece mahkemesinin kabulünde ve verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’nce sanıkların hakkında verilen istinaf isteminin esastan reddine dair hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıklar müdafilerinin, sanıkların atılı suçu işleme kastıyla hareket etmediklerine, eksik incelemeye, delilerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2021/2790, K. 2021/4174, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama