KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2002/2307 E., 2002/3983 K.·Yabancı Para Borcuna Cezai Şart Yabancı Para Borcuna Faiz
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2002
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
657 S. DEVLET MEMURLARI KANUNU [ Ek Madde 34 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 61 ]
3095 S. KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN [ Madde 4 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar Hasan, Ali ve Arifin tüm, davacı ile davalı Aydın'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı ile borçlu Aydın arasında düzenlenen taahhütnamede, yabancı para borcunun aynen ödeneceği ve ayrıca %50 fazlasının da yükümlüden alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm cezai şart niteliğinde ise de daha sonra çıkartılan 1.8.1996 gün ve 4160 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 657 sayılı Kanuna ek 34. madde de fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar aynı döviz cinsi ve miktarı üzerinden borçlandırılır hükmü getirilmiş ve böylece sadece asıl alacağın tahsil olunması kabul edilmiştir. Ayrıca misli artırmaya yer verilmemiştir. Bu durumda taahhütname verilmeseydi yasa hükmü uygulanacak olan bu konuda mahkemece BK.
61. maddesi uyarınca %50 oranında artırılarak hükmedilen miktar için cezanın tamamen veya kısmen kaldırılıp kaldıramayacağı bakımından takdir hakkının kullanılması gerekirken hiçbir gerekçe gösterilmeksizin cezai şartın tamamına hükmedilmesi
doğru olmamıştır.
3- Yine taahhütnamede sözleşmeye aykırılık halinde yükümlü için sarfedilen miktarın sarf tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsil olunacağı açıklanmıştır. Bu durumda mahkemece 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının (davacının talep ettiği %8'i aşmamak üzere) uygulanarak faiz miktarının tesbiti gerekirken bu husus gözden uzak tutularak yanlış hesaplama ile sonuca varılması da doğru olmamıştır.
Öte yandan vekalet ücretinin hesabında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin dikkate alınmamış olması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2002/2307, K. 2002/3983, 9 Eylül 2002 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama