KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2005/7852 E., 2006/7510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İİK.nun 72. maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif, davalı yükleniciye verilen toplam 10.000.000.000 lira bedelli 6 adet çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, çeklerin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve çeklerin iptâline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı çek keşidecisinin lehtar hakkında açtığı menfi tespit davası kısmen kabul edilerek, davacının 26.08.2004 tarihli 2.000.000.000 TL. bedelli çekin 1.730.000.000 liralık kısmı ile 26.09.2004, 26.10.2004 ve 26.11.2004 keşide tarihli 2.000.000.000 lira bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, anılan çeklerin iptâline karar verilmiş, karar müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekler taraflar arasındaki asansör yapımına ilişkin eser sözleşmesi nedeniyle düzenlenmiş ve davalı yüklenici şirkete verilmiştir. Davalı yüklenici tarafından da 26.07.2004 tarihli 2 adet çek ile 26.08.2004 ve 26.09.2004 tarihli çekler ciro edilmiş, ciro yolu ile bu çekleri elde eden ve çeklerin yetkili hamili olduğunu ileri süren ...
Çelik Çatı Asansör İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili mahkemeye verdiği dilekçe ile davaya müdahale etmiş, çeklerin üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını istemiştir. Davacı çeklerin hamilini dava etmeden sadece çek lehtarını dava etmiştir. Olayda hamil davada yer almamasına rağmen dava tarihinden sonra icra takibine koyduğu 4 adet çek hakkında tedbir kararı verilince, hakları muhtel olmuş ve davaya müdahale zorunda kalmıştır.
Bu durumda mahkemenin kabulünün aksine çek hamilinin asli müdahil sıfatıyla davaya katıldığının kabulü gerekir. Asli müdahil ise bir davada tarafların yanında yer almaz. Onları karşısına alır. Kendisi bir bakımdan onların davacısı durumuna girer, böylece de taraf sıfatını kazanmış olur. Bu bakımdan da temyiz hakkını elde eder. Açıklanan nedenlerle asli müdahilin temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir.
Çek hamili, keşideci ilk lehtar dışında bir kişi olup, senede ciro yoluyla malik olması nedeniyle TTK.nun 599. maddesi uyarınca (kural olarak) iyiniyetli kabul edilmesi gerekir. Senedin keşidecisi, lehtar ile keşideci arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri, hamile karşı ileri süremez.
Bu çekleri ciro yoluyla edinen hamilin kötüniyetli olduğunu, diğer bir deyişle çekleri devralırken davacı borçlunun gerçekte borcu olmadığını bilerek hareket ettiğinin, davacı çek keşidecisi borçlu tarafından ispat edilmesi gerekir. Somut olayda müdahil ... Çelik Çatı Tic.Ltd.Şti.nin kötüniyetli olduğu davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiştir.
Bu durumda müdahil şirket iyiniyetli kabul edileceğinden müdahil şirketin elinde bulunan çekler yönünden iptâl kararı verilmesi mümkün değildir. Mahkemece müdahil şirketin elinde bulunan çekler yönünden de iptâl kararı verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu yönden de bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2005/7852, K. 2006/7510, 20 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama