KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2005/7896 E., 2007/2244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, ayıplı işlerin bedellerinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu yapılan bacalar yönünden olan ayıp gizli nitelikte ise de, bu ayıbın binanın teslim tarihinden itibaren en geç 1 yıl kullanma süresi sonunda rahatlıkla anlaşılabileceği, iskân ruhsatının 17.03.1998 tarihinde alındığı, teslimin en geç bu tarihte gerçekleştiği, teslim tarihinden itibaren 1 yıllık kullanma süresi sonunda, bacalar yönünden ayıp ihbarında bulunulmadığı, bu şekilde makul bildirme süresinin geçirildiği anlaşıldığından, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda açık ayıpların ve eksikliklerin teslim tarihinden itibaren zamanaşımı süreleri BK’nın 126/IV. maddesine göre 5 yıldır. Açık ayıpların veya eksiklerin teslimden itibaren makul süre içerisinde bildirilmesi ve dava konusu yapılması gerekir.
Yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru sonucu ayıplı iş meydana getirilmişse sonradan ortaya çıkan bu ayıplar (gizli ayıplar) yönünden BK’nın 125. maddesinde yazılı olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Gizli ayıplarda ayıbın öğrenildiği tarihten itibaren makul sürede bildirimin yapılması ve davanın açılması zorunludur.
Dosyada bulunan belge ve bilgilerden, balkonların zaman içerisinde sehim yaptığı, bu itibarla balkonlardaki bu ayıbın yüklenicinin ağır kusuruna bağlı olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacılar tarafından balkonlardaki ayıp belirlendikten sonra hemen tespit yaptırılıp bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda BK’nın 125. maddesinde yazılı olan 10 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekli olup, iskân ruhsatının alındığı tarihten itibaren, ayıbın ortaya çıkmasından sonra davacılar tarafından hemen tespit yaptırılıp dava açıldığı anlaşılmakla, mahkemece balkonlarla ilgili istem konusunda davanın esası değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu istek yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2005/7896, K. 2007/2244, 9 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama