KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/382 E., 2006/2561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 11.07.1995 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bozmadan sonra verilen ıslah dilekçesi ile davacı arsa sahibi ilk dava dönemi dışındaki kira alacağının davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmadığı gerekçesi ile takibin reddine karar verilmiştir. Bozmadan sonra ıslah HUMK. ve 04.02.1948 ... 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca mümkün değildir. Bu husus HUMK.nun 87. maddesinde yer ... (müdde-i ıslah suretiyle müddeabihi
tezyit edemez) şeklindeki hükme paralel olarak düzenlenmiş olup bu madde hükmü Anayasa Mahkemesi’nin 20.07.1999 ... ve 1999/1 Esas-1999/33 sayılı kararı ile iptâl edilmiştir. İptâl kararının yürürlüğe girmesiyle ilk davada saklı tutulan kısmın aynı davada yeniden dava konusu edilmesi imkânı sağlanmıştır. Böylece asıl davada zaten deliller toplandığından kısa bir zaman içinde ve az bir masrafla davaların sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Dava konusu olayda harcı yatırılarak açılan bu davadaki istem dava ekonomisi de gözetilerek incelenip sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece usulüne uygun bir dava açılmadığından bahisle talebin reddi doğru bulunmamış, kararın davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
3-Mahkemece davacıya ait olması gereken daire yerine verilen 10 nolu dairede değer farkı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Oysa davalı yüklenici şirket bu konudaki talep hakkını saklı tuttuğunu açıkladığından değer farkı hakkında hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, mahkemece bu konuda alınan bilirkişi raporları da çelişkili bulunduğundan mübayenet giderilmeden hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/382, K. 2006/2561, 1 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama