KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/5201 E., 2007/136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Davacı taşeron 29.03.2002 günlü dava dilekçesi ile 27.04.2001 günlü taşeron sözleşmesiyle üstlendiği iş nedeniyle davalı yüklenicinin 16 nolu hakediş bedelini işverenden aldıktan sonra kendisine hiçbir ödemede bulunmayarak 09.01.2002 tarihli ihtarla taşeron sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek KDV hariç 57.615.000.000 liranın hakediş tarihinden itibaren bankaların müşterilerine uyguladığı kredi faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 14.10.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 50.084.468.222 lira daha artırarak 107.699.468.222 liranın tahsilini talep etmiştir.
Davalı yüklenici cevap layihasında davacı taşeron, edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, fesihten sonra düzenlenen 16 nolu hakediş kapsamında davacı taşeron alacağının 13.067.374.897 lira olduğunu, bu miktardan taşeron adına ödenen 4.050.000.000 lira dozer kirası, 1.000.000.000 tapograf ücreti ve 1.500.000.000 SSK primi mahsup edildiğinde taşeronun bakiye 6.517.374.897 lira alacağı kaldığını, bu miktarı ödemeye hazır olduklarını bildirerek, fazlaya ilişkin davacı talebinin reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talebi de nazara alınarak 101.149.468.222 lira davacı alacağının 20.12.2001 tarihinden itibaren bankaların müşterilerine uyguladığı kredi faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 21.09.2004 günlü bilirkişi kurulu raporunda davacı taşeronun yapılan imalât (sanat yapıları ve onarım işi) karşılığı 98.665.204.951 lira alacaklı olduğu hesaplanmış ve %12 ihale tenzilatı düşüldükten sonra tenzilatlı tutar olan 86.825.380.357 liradan %39 taşeron tenzilatı düşülmek ve ihale tenzilatına tabi olmayan ödemeler tutarı da ilave edilmek sureti ile davacı alacağı 107.699.468.222 lira bulunmuş, bu miktardan dozer kira ücreti, tapograf ücreti ve SSK prim borcu mahsup edilerek taşeron firma alacağı 101.149.468.222 lira bulunmuştur.
Davalı vekili bilirkişi raporuna 23.11.2004 tarihli dilekçeyle itiraz etmiş, itiraz dilekçesi sonuç bölümünde zikredilen eksiklikler tamamlandıktan sonra yeniden oluşturulacak ayrı bir bilirkişi kurulundan rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalının bilirkişi raporuna itirazları tamamıyle teknik yönlere ilişkindir.
Davalı yüklenici bilirkişilerce hesaplanan kazı miktarının doğru olmadığını, asıl iş sahibi idare ile kendileri arasında çıkarılan kesin hesaba göre toplam kazı miktarı 275.660 m3 olup bunun 148.597.m3’ünün 0.00 km-4+572 km.ler arasına ait olduğunu,17,18 ve 19 nolu hakedişlerdeki kazı miktarları da düşüldüğünde davacıya kalan kazı miktarının 59.063 m3 çıktığını bilirkişilerin 41.280 m3 fazla kazı hesapladıklarını ileri sürmüşlerdir.
Bilirkişi raporunun diğer analizlerine yönelik teknik yönden itirazlar ve hesap şekline karşı ileri sürülen itirazlar da nazara alındığında davacı taşeronun alacak miktarının doğru olarak belirlenmesi, itiraz dilekçesinde ileri sürülen eksikliklerin ikmâli ile yeniden ve uzman bir bilirkişiden rapor alınmasını zorunlu kılmaktadır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; davalı yüklenicinin rapora itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü eksik belgelerin de celbi suretiyle aralarında hukuki yorum yönünden katkıda bulunacak bir hukukçunun da yer alacağı uzman bilirkişilerden oluşan kuruldan davalı itirazlarını da cevaplandırır şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu yönler ve davalının bilirkişi raporuna teknik yönden itirazları nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabul şekli açısından da, dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden daha önce temerrüt sözkonusu olmadığından dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren hükmedilen alacağa faiz yürütülmesi gerekirken alacağın tamamına dayanağı da açıklanmadan 20.12.2001 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve avans faizi yerine taşeron sözleşmesinde taşeron firmanın işverene ödeyeceği faiz olarak öngörülen “bankaların müşterilerine uyguladığı kredi faizi” oranında faiz yürütülmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/5201, K. 2007/136, 17 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama