KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/5569 E., 2008/390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacılar ile davalı ... vekillerince temyiz edilmiş, davalı ... vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vekili avukat ... ve avukat ... , davalı .... Diğer davalı ... ile ihbar edilen ... gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları ile davalı ... dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Davacı arsa sahipleri, davalı yüklenici, proje mükellefi, ... ve ... proje müeellifi hakkında açtıkları davada 17.08.1999 tarihli depremde yıkılan binadaki 7 nolu bağımsız bölümün arsa payı hariç değeri olan 23.000.000.000 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu bilirkişilerce düzenlenen kusur raporuna göre yüklenicinin %60, TUS sorumlusunun %15, statik proje müellifinin %15, dava dışı yerel belediyenin ise %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek ve dava konusu dairenin olay tarihinde arsa payı hariç yeniden yapım bedeli 24.249,20 YTL olarak kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak davacıların taşınmazdaki hisselerine hasren 19.657,81 YTL’nin tahsiline dair verilen karar davacılar ve davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalı yüklenicinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan ve kusur oranına ilişkin olan bilirkişi raporunda statik betonarme proje müellifi ... %15 oranında, yüklenici %60 oranında, fenni sorumlu ... %15 oranında kusurlu bulunmuş, dava dışı yerel Belediye’ye ise %10 oranında kusur izafe edilmiştir.
Aynı bina ile ilgili olarak yükleniciden daire satın alan üçüncü kişilerce açılan dava sonucu Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/475 E.sayılı dosyasında ise davalı yüklenici %50, TUS sorumlusu ... %25, yerel Belediye %7, statik proje müellifi ... %8 oranında kusurlu bulunmuş ve bu kusur raporu esas alınarak verilen karar Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesince onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Yine aynı binadaki 6 nolu bağımsız bölüm yönünden malikler tarafından açılan dava Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesince 1999/534 E.sayısına kayıtlı olarak görülmüş, bu dosyada düzenlenen kusur raporunda yüklenici %30, TUS sorumlusu %25, statik proje sorumlusu %15, yerel Belediye ise %30 olarak kusurlu bulunmuştur.
Bu rapor esas alınarak kurulan hüküm Yüksek Yargıtay 4.Hukuk Dairesi tarafından depremin şiddeti ve kaçınılmazlığı gözönünde bulundurularak bina kusursuz olarak yapılsa bile bir miktar hasar meydana geleceği, bu durum gözetilerek deprem nedeniyle oluşması gereken muhtemel hasar (deprem riski) nazara alınarak BK’nın 43. maddesi uyarınca maddi tazminat miktarından uygun bir miktar düşülmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sözü edilen bu raporlar ile mahkemece hükme esas alınan rapor birbiri ile çelişki arzetmektedir. Hükme esas alınan raporda deprem nedeniyle oluşması gereken muhtemel hasar (deprem riski) için herhangi bir kusur benimsenmemiş olması doğru değildir.
Mahkemece emsal dosyalarda alınan kusur raporları da nazara alınmak ve depremin etkisi (deprem riski) de gözetilmek suretiyle kusur oranı yönünden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmalı ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Kesinleşen dava dosyası ile halen derdest olan dava dosyasında deprem tarihi esas alınarak dairelerin değeri arsa payı hariç piyasa rayiçleri üzerinden hesaplanmış, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise dairenin brüt m² alanı üzerinden yapı yaklaşık maliyeti hesaplanarak sonuca gidilmiştir. Daire bedeli yönünden talep edilen tazminat miktarının hesaplanmasında dairenin deprem tarihindeki piyasa rayiç değerinin bilirkişiler aracılığı ile belirlenmesi ve bu miktardan arsa payı bedeli düşülerek sonuca gidilmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönden de hatalı olup, bilirkişilerden dava konusu 7 nolu daire bedelinin piyasa rayiçlerine göre değeri yönünden yeniden rapor alınmalı ve sonucuna göre çelişki yaratmayacak biçimde hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu yönler gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/5569, K. 2008/390, 24 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama