KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/195 E., 2008/2181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 29.06.1999 tarihli ... Suruç İçmesuyu İnşaatına ilişkin sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici kesin hesap sonucunda hakedişlerinden yapılan kesintilerin ve ödenmeyen imalât bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece asıl ve ıslah yoluyla açılan davaların kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak, HUMK’nın 287. maddesinde delil sözleşmesi niteliğinde kabul edilmiştir. Sözkonusu şartnamenin 37 ve 38. maddelerinde geçici hakediş raporları, kesin hesap, kesin hakediş ve hesap kesilmesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı belirlenmiştir.
Geçici ve kesin hesap çalışmaları sırasında özellikle kesin hesaba esas metrajın belirlenmesinde ölçümlerin yükleniciyle birlikte çıkarılacağı, kesin hesap çalışmalarına yüklenici katılmamış ise, tek taraflı hazırlanan kesin hesapların yüklenicinin incelemesine sunulacağı ve süresinde itiraz edilmemesi halinde kesin hakediş raporunun kesinleşeceği vurgulanmıştır.
Dava konusu olayda 10.11.2004 tarihli teftiş raporundan sonra düzenlenen 14.03.2005 tarihli kesin hesap raporu yüklenici davacı tarafından imzalanmış ise de sadece “itiraz kaydıyla” şeklinde hakediş raporuna şerh verilmiş ve itiraz dilekçesi rapora eklenmemiştir. Ancak 11.03.2005 tarihinde davalı idareye itiraz dilekçesi verildiği belirtilmiş olmakla beraber bu dilekçenin davalı idare kayıtlarında yer alıp almadığı da incelenmemiştir.
Bu nedenle mahkemece öncelikle şartnamenin 37 ve 38. maddelerine uygun şekilde itiraz yapılıp yapılmadığı değerlendirilip, davacının usulüne uygun itirazı yoksa davanın reddedilmesi gerekir.
Davacının hakedişlere usulüne uygun biçimde itiraz ettiğinin saptanması halinde ise davalı Bankaca yaptırılan teftiş raporunda esas alınan bilirkişi raporu ile mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi, akaryakıt fiyat farkı alacağında, talep aşımı, kesinti yapılmamış imalât bedellerinin kesilmiş gibi hesaba dahil edilmesi, mükerrer ödeme iddialarının ve benzeri uyuşmazlıkların açıklığa kavuşturulması bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle alınacak rapor ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek dava karara bağlanmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar bu nedenle davalı yararına bozulmalıdır.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; sair temyiz itirazları yerinde bulunmamakta ise de davada avans faizi talep edilmiş olup dava konusu işin eser sözleşmesinden kaynaklanması ve ticarî nitelikte bulunması nedeniyle uygulanacak faizin 3095 sayılı Kanunun 4489 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde belirtilen avans oranında uygulanması gerekirken Kamu Alacaklarına uygulanan oranda faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/195, K. 2008/2181, 4 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama