KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/2065 E., 2007/4136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davada, bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili, cevapla açılan karşı davada ise teslimdeki gecikme nedeniyle uğranılan zararlar ile yapılan fazla ödemenin tahsili istenmiş, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, karar davalı ve karşı davacı .... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle asıl alacağa takip tarihinden itibaren %7.25 oranını aşmamak koşulu ile 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca belirlenecek USD cinsinden yabancı para faizi uygulanacağının tabii bulunmasına göre davalı ve karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. fıkrasına göre alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması gerekir. Alacak likid (muayyen, belirli) değilse borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksızlığından söz edilemez.
Somut olayda, alacağın varlığı ve miktarı mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak, davalı iş sahibinin işin eksik, ayıplı ve geç teslim edilmesinden dolayı zarara uğradığına dair savunmaları değerlendirilmek suretiyle belirlenmiştir. Varlığı ve miktarı muhakeme ile saptanan alacak likid kabul edilemeyeceğinden ve borçlu itirazında haksız sayılamayacağından alacaklının icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/2065, K. 2007/4136, 18 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama