KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/5070 E., 2008/4417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat M ... .... Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Yanlar arasında Mudanya Noterliğince doğrudan düzenlenen 09.06.1994 tarih ve 4992 yevmiye numaralı “Gayrimenkul Satış Vaadi Suretiyle Bina Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” yapılmıştır. Yüklenici davalı şirket, davacı arsa sahibi kooperatifin maliki bulunduğu sözleşmede yazılı parsellere, 21 adet villa yapılmasını ve dokuz adedinin davacıya teslimini yüklenmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı yüklenici şirketin, işin tesliminde temerrüde düşmüş olduğu sonucuna varılmaktadır. Sözleşmenin 6. maddesi hükmünde, inşaatın tamamının ruhsat tarihinden itibaren “üç yıl içinde ekli teknik şartnameye uygun olarak yapılıp anahtar teslimi suretiyle teslim edileceği” kararlaştırılmıştır.
Buna göre, 12.08.2001 tarihinde inşaatın tamamlanarak davacıya ait bağımsız bölümlerin teslimi gerekirken, bu tarihte teslim gerçekleşmemiştir. Ancak, 17.08.1999 tarihinde gerçekleşen deprem sonucu bir yıllık haklı sebeple teslimin geciktiğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, davacı arsa sahibi de, 12.08.2002 tarihinin teslim tarihi olduğunu bildirerek, gecikme tazminatı kapsamında 12.08.2002 ila dava tarihine kadar ki süre için kira tazminatının tahsilini dava etmiştir.
Mahkemece altı adet villanın aylık kira bedelleri tutarını belirleyen 02.04.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunun hükme dayanak alınması isabetli olmuş ise de; yüklenici davacı şirket tarafından sözleşme dışı işler sebebiyle mahsubu istenen ve 12.633,12 YTL olarak kabul edilip mahsubu yapılan sözleşme dışı işlerin bedelinin Borçlar Kanununun 410 ve izleyen hükümleri gereğince tespit olunduğu bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Oysa, anılan yasa hükmü uyarınca ve vekaletsiz ... görme kuralları gereğince, sözleşme dışı işlerin bedeli işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi aracılığıyla
yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. O halde, açıklanan yasal yöntemle sözleşme dışı ... bedelinin mahkemece saptanarak davacının kira alacağından mahsubunun yapılmamış olması doğru olmamıştır. Davacı kooperatifin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı yüklenici şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davada, 12.08.2002 ila dava tarihi olan 18.10.2004 tarihleri arasındaki süre için kira tazminatının tahsili istenmiştir.
Mahkemece, 02.04.2007 günlü bilirkişi kurulu raporu aylık kira parasının belirlenmesine yönelik olarak hükme dayanak alınması isabetli olmuş ise de; 15.05.2002 tarihinden itibaren talep de aşılarak gecikme tazminatı kapsamında kira bedelinin hesaplanması HUMK.nun 74. maddesi hükmüne aykırı olmuştur. O halde, 12.08.2002 ila dava tarihi arasındaki süre için altı adet villanın 02.04.2007 günlü bilirkişi raporunda açıklanan aylık kira bedellerine göre getirebileceği toplam kira bedelinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde 15.05.2002 tarihinden itibaren kira parasının hesaplanması doğru olmamıştır. Açıklanan bu sebeple de, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/5070, K. 2008/4417, 1 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama