KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/6333 E., 2008/2673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
... 6. icra Müdürlüğü’nün 2004/19382 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacının, takip borçlusu davalı hakkında 5.600,00 YTL asıl alacak, 1.440,00 YTL KDV ve 520,70 YTL işlemiş temerrüt faizi alacaklarının tahsili istemiyle adi takip yoluyla icra takibinde bulunduğu ve davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi, KDV dahil 7.040,00 YTL asıl alacak üzerinden davalının vâki itirazının iptâli için bir yıllık süresi içinde davanın açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 3.957,52 YTL üzerinden takibin iptâline ve davacı yararına %40 icra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında 02.08.2004 tarihli ve “Anlaşma” başlıklı olarak yapılan sözleşmenin kapsamının doğruluğu taraflarca kabul edilmektedir. Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmü gereğince, niteliğinde bir “eser” sözleşmesi olan 02.08.2004 tarihli sözleşmeyi, davacı yüklenici; davalı şirket ise iş sahibi sıfatlarıyla imzalamışlardır. Sözleşmede iş bedeli (8.000,00 YTL + KDV) olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme, 20.08.2004 tarihinde davalı tarafından fesih olunmuştur. Takip ve davada ise, davacı yüklenici tarafından yapılan iş bedeli istenmektedir.
İş bedeli, yukarıda açıklandığı üzere yanlarca götürü olarak kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanunu’nun 365. maddesi hükmü gereğince, eser-iş bedeli taraflarca götürü olarak kararlaştırılmış ise, yüklenici iş-eseri kararlaştırılan bedelle yapmak zorundadır; eser-iş önceden tahmin edilenden daha çok çalışmayı ve masrafı gerektirmiş olsa bile, yüklenici bedelin artırılmasını isteyemez.
O halde, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yaptırmak suretiyle yüklenicinin işten el çektiği tarihteki yapılan işin varsa nefaset farkları da düşülerek tüm işe oranının saptanması, bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan iş sahibinin ödediği miktar düşülerek davacının hakettiği ve istenebilir alacak tutarının saptanması gerekirken; açıklanan bu yasal yönteme uygun olmayan şekilde bilirkişi kurulunca yapılan inceleme sonucu saptanan alacağın mahkemece kabulü doğru olmamıştır.
Diğer yandan, davası kabul edilen takip konusu alacak tutarı, bilirkişi incelemesi sonucu saptanmış olduğu ve likid olmadığı ve dolayısıyla icra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmünde öngörülen yasal koşullar gerçekleşmediği halde, davacı yararına icra-inkâr tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklanan yazılı yöntemle davacı yüklenicinin hakettiği istenebilir alacağının mahkemece belirlenmesi ve iş sahibi davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun yapılmasıyla varsa davacının asıl alacağı tutarı ile borçlu temerrüde gerçekleşmiş ise işlemiş temerrüd faizi tutarı üzerinden, istekle bağlı kalınarak ve asıl alacağa değişen oranlar da gözetilerek %45 oranını aşmamak üzere yasal faiz uygulanarak bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/6333, K. 2008/2673, 22 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama