KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/6617 E., 2008/6911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davacı, bakiye iş bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine vâki itirazın iptâlini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu talep bakiye iş bedeline ilişkindir. Davalı savunmasında, talep edilen miktara itiraz etmemiş, ancak davacı yüklenicinin, sözleşmenin 12/b maddesi uyarınca sigorta primlerini ödemesi gerekirken bu edimini yerine getirmediğini, o nedenle de kendisine bakiye iş bedelinin ödenmediğini bildirmiştir. Gerçekten de sözleşmenin 12/b maddesine göre sözleşme konusu işte SSK primlerini ödeme yükümlülüğünün yükleniciye ait olduğu belirlenmiştir.
Hâl böyle olmakla, davacı yüklenicinin bahsedilen sigorta primlerini ödemeden edimlerini tamamı ile yerine getirdiğinden sözedilemez, davalının da bu hukuki nedene dayalı olarak ödeme yapmaması yerindedir.
O nedenle mahkemece ilgili idaresinden sorularak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve hesabı yaptırılarak davacıya davalı ile olan ilişkisi çerçevesinde terettüp eden sigorta prim borcu tesbit ettirilmeli, belirlenecek bedelin takip konusu asıl alacaktan fazla olması halinde davanın reddi, az olması halinde ise kalan miktar yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken hukuki durumun yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bunun yanında dosya kapsamında davacı yanca başlatılan icra takibinden önce davalının BK’nın 101. maddesine uygun şekilde temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir delil bulunmadığı, faturanın ise Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarında belirtildiği üzere temerrüde esas teşkil etmeyeceği nazara alındığında talep edilen işlemiş faiz tutarının tamamen reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi, keza yukarıda ifade edilen hususlar dikkate alındığında dava konusu alacağın likit olmadığı ve davalının itirazında haksız sayılamayacağına göre icra inkâr tazminatı isteminin de reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/6617, K. 2008/6911, 19 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama