KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/6918 E., 2008/7188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı iş sahibi, 24.04.2000 tarihli sözleşme ile Kuruma ait hastanenin C Blok dış cephe onarım ile yangın merdivenin onarım işini üstlenen davalının işi sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmadığını, metrajın da fazla hesaplandığını ileri sürerek metraj farkından 18.888.827.752 TL ile malzeme ve işçilik farkından 37.265.502.404 TL olmak üzere toplam 56.146.33 YTL+KDV’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı yüklenici, işin kesin hesabının 27.09.2000 tarihinde onaylandığını, yaptırılan tesbitte imalâtların birim fiyat tariflerine uygun olduğunun belirlendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, mahkemece yapılan işlerin sözleşme, şartname ve projesine uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından açılan davanın reddine dair verilen karar davacı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş sahibi davadan önce yaptırılan tesbitte alınan bilirkişi raporuna göre. 27560/1 silikon esaslı macun yapılması, 27560/2 polyester esaslı hazır sıva yapılması işlerinin Bayındırlık Bakanlığı fiyat tariflerinde belirtilen hususlara gereği gibi uyulmadan yapıldığı ve malzemelerin TSE belgeli olduğunun idarece uygun görüldüğüne ve uygulanabileceğine dair bir belge mevcut olmadığından uygun ve yeterli düzeyde yapılmadığı,
27501 poz nolu dış sıva yapılması imalâtında ise imalât öncesi çatlak onarımında uygulanan yöntemin çatlakların yeterince açılarak içlerinin elastik macunla doldurulmaması ve sonrasında da çatlaklar boyunca sıva filesi kullanılmaması nedeniyle yetersiz kaldığı belirlendiğinden malzeme ve işçilik karşılığı fazla ödenen 37.265.502.404 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece alınan 03.07.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacı Kurum’un dış cephe kaplaması yapılmadan önce C Blok dış cephesinin %30 oranında raspa, %20 oranında ise sıva yapılmasının kararlaştırıldığı, kurumun tesbit ettiği ve yükleniciden yapılmasını istediği bu yöntem hatalı olup eski cephe kaplamasının tamamen raspa yapılması, sıva onarımının gerektiği kadar olması,
bilirkişilerce önerildiği şekilde dış sıva imalâtı öncesi çatlak onarımında uygulanan yöntemin uygulanması ile çatlakların yeterince açılarak içlerinin elastik macunla doldurulması ve sonrasında da çatlaklar boyunca sıva filtresi kullanılması için gerekli imalâtların Kurumca talep edilerek müteahhide yaptırılması ve bedellerinin müteahhide ödenmesi gerektiğine değinilmiştir.
BK’nın 357. maddesi uyarınca yüklenici işe devam ettiği sırada, iş sahibinin verdiği malzemenin veya gösterdiği arsanın kusurlu olduğu anlaşılır veya imalâtın noktası noktasına muntazaman icrasını tehlikeye koyacak diğer bir hal hadis olursa yüklenici iş sahibini bundan derhal haberdar etmeye mecburdur. Aksi halde bunların neticelerine katlanmak zorundadır.
Kurumun dış cephe kaplaması işinde önceden tesbit ettiği ve yükleniciden yapılmasını istediği yöntem hatalı ise de davalı yüklenici tedbirli bir tacir gibi hareket ederek, özen borcu gereği iş sahibini uyarı yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusurlu olduğundan tarafların oluştaki birlikte kusur oranları saptanarak yüklenicinin bu ayıp ve zarardan kusur oranına göre sorumlu tutulması yerine oluşan hasarın davacı kurumun hatalı isteğinden ileri geldiği gerekçesi ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/6918, K. 2008/7188, 1 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama