KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7745 E., 2008/2549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2008
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar 1- ... 2- ... ile davalılar 1- ... 2- ... (Ölü) Dahili davalılar 1- ... 2- ... (...) 3- ... 4- ... arasındaki davadan dolayı ... 9.Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 12.12.2005 gün ve 2003/726-2005/405 sayılı hükmü onayan Dairemizin 10.05.2007 gün ve 2006/2997-2007/3199 sayılı ilamı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı arsa sahipleri, yanlar arasındaki 04.05.1976 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, davalı yüklenicilerin fazladan yaptığı bağımsız bölümlerden kendi hisselerine isabet eden kısımlara açtıkları dava sonucunda kavuştuklarını, davalıların fazladan yapılan bölümlerin tamamını kiraya vererek kullandıklarını iddia ederek, 20.000,00 YTL’nin tahsilini talep etmişler, mahkemece tapu iptâli ve tescil davasında verilen kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanan ecrimisile hükmedilmesine dair verilen kararın Daire’mizin 10.05.2007 günlü onama ilâmına karşı davacı arsa sahipleri karar tashihi talebinde bulunmuşlardır.
Davalı yüklenici taraflar arasında düzenlenen 04.05.1976 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kararlaştırılan inşaatı tamamlamış ve sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümden daha fazla imalât yapmıştır. Davacı arsa sahipleri fazla yapılan kısım için açmış oldukları ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/509 E, 2002 karar sayılı davası ile haklarına kavuşmuşlar ve mahkemece sözleşmede kararlaştırılan paylaşım oranına göre arsa sahiplerinin hak kazandıkları miktar bulunarak tapu kaydının iptâli ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Fazladan yapılan bağımsız bölümlerin davalılar tarafından kiraya verilerek kullanıldığı hususu da çekişme konusu değildir.
Davacı arsa sahipleri fazladan yapılıp davalılar tarafından kiraya verilerek kullanılan bağımsız bölümlerden elde edilen kira gelirinden, kendilerine isabet eden miktarın tahsili için bu davayı açmışlar, mahkemece tapu iptâli tescil davası sonunda verilen karın kesinleştiği tarihten sonrası için alacağa hükmedilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 04.05.1976 tarihli sözleşmenin 12.maddesinde, kazanılacak fazla bağımsız bölümlerin %40’ının arsa sahiplerine %60’ının yükleniciler ait olacağı kararlaştırılmıştır. Daha önce açılıp sonuçlanan tapu iptâli ve tescil davasında öncelikle sözleşmenin anılan maddesine göre dava konusu edilen bağımsız bölümlerdeki arsa sahiplerinin payları tespit edilerek bu kısım yönünden tapi iptâli ve tescil kararı verilmiştir. Davalı yüklenici fazladan yapılan bağımsız bölümlerin ne miktarının sahibi olduğunu bilebilecek durumdadır. Buna rağmen bu kısmın tamamını kiraya vererek kullanmış olması iyiniyetli olarak kabul edilemez. Kaldı ki, tapu iptâli ve tescil davası sonucu verilen karar yenilik doğurucu bir karar olmayıp açıklayıcı nitelikte bir karardır.
Açıklanan nedenlerle davacıların fazla yapılan bağımsız bölümlerden, elde edilen kira gelirinden sözleşme hükümlerine göre kendilerine isabet edecek kısım için kira geliri talep etme hakları bulunmaktadır.
Davalılar süresinde vermiş oldukları cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır. 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı gibi, bir kimsenin başkasına ait olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda bulunduğu bir taşınmazı kendi malı imiş gibi kiraya verip kiraları toplamış olması; gerçek olmayan vekâletsiz iş görme sayılır. Bu durumda mal sahibi, kiraları toplayan kişiden BK’nın 414.maddesi hükmünce kira paralarının kendisine verilmesini talep edebilir. Anılan maddeye göre açılan davalarda ise zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu nedenle mahkemece dava tarihinden geriye doğru 10 yıllık süreden önceki dönen zamanaşımına uğradığından bu husus dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.
Bundan ayrı dava konusu taşınmazda davalıların da hisseleri bulunmaktadır. Kural olarak bir paydaşın taşınmazı kullanan diğer paydaştan ecrimisil talep edebilmesi için intifadan men şartının gerçekleşmiş olması gerekir ise de, tabii ve hukuki semere (kira) getiren taşınmazlarda bu şart aranmayacağından ve davacı karşı tarafın tahsil etmiş olduğu kira parasından kendi hissesine isabet eden bölümü talep ettiğinden intifadan men şartının gerçekleşmesine gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı hakkına açmış olduğu dava sonucunda kavuştuğundan, yani davalı davacının hakkını inkâr ettiğinden bu durumda dahi intifadan men şartının gerçekleşmesine gerek bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, onandığı anlaşıldığından davacı tarafın karar tashihi talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılıp mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7745, K. 2008/2549, 17 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama