KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/7823 E., 2008/7190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri avukat ... ve avukat ... ile davalı vekili avukat ... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya ait 8004 Ada 2 parsel, 8005 Ada 6 parsel, 8031 Ada 2 parsel ve 8032 Ada 5 parselle ilgili olarak imzalanan İzmir .... Noterliğinin 27.02.1997 gün ve 5394 yevmiye nolu inşaat yapım sözleşmesinin feshi ve bu sözleşme uyarınca davalıya devredilen tapu kayıtlarının iptâl ve davacı adına tapuya tescil isteminden kaynaklanmıştır.
Mahkemece davalının savunması doğrultusunda tapuların kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca değil, bedeli ödenerek davalıya satıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; yukarıda da anlatıldığı üzere davada çözümü gereken husus tapuların sözleşme uyarınca mı yoksa satış suretiyle mi devredildiğinin tespitinden ibarettir. Bilindiği üzere tapuda pay devrini içeren sözleşmelerin geçerli olabilmesi BK’nın 213, TMK’nın 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri uyarınca re’sen yani ya tapu memuru huzurunda ya da noterlerde düzenleme şeklinde yapılmasına bağlıdır.
Dava konusu olayda da feshi istenen sözleşme noterde düzenleme şeklinde yapılmış olduğundan geçerli olduğu gibi aksi düşünülse bile, sözleşmede tapuların tamamının devri öngörülmüş olup, 28.02.1997’de tapular davalıya devredilmiş olduğundan sözleşmenin geçerlilik kazandığının kabulü gerekir.
Esasen davalı bu sözleşme uyarınca bir bedel ödediğini savunmamış, genel kurulun kabul etmemesi sebebiyle inşaat sözleşmesinden cayıldığını ve bedeli ödenmek kaydıyla satın alındığını belirtmiş ise de, sözleşmenin imzalandığı tarih ile tapunun devredildiği tarih dikkate alındığında bu savunmaya itibar edilemeyeceği de ortadadır.
Kaldı ki, davalı yanca, dava dışı inşaat şirketi ile imzalanan 11.04.1997 tarihli inşaat sözleşmesinde de arsaların kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca devir alındığı teyit edilmiş durumdadır.
Sözleşmenin imzalandığından davanın açıldığı tarihe kadar davalı tarafından sözleşmenin ifası doğrultusunda hiçbir işlem yapılmamış, inşaat faaliyetine girişilmemiş olduğu gibi arsanın satın alındığı savunularak muarazaa yaratılmış ve bu şekliyle inşaat sözleşmesinde belirlenen teslim süresi çoktan geçmiş ve davalının temerrüdü olayda gerçekleşmiş bulunmaktadır.
Bu nedenle mahkemece 27.02.1997 gün ve 5394 sayılı sözleşmenin feshine ve davalıya devredilen, davacıya ait tapu kayıtlarının iptâl ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2007/7823, K. 2008/7190, 1 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama