KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/1602 E., 2009/989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Vek. Av. Yukarıda tarih ve numarası sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Işık Işık ile davalı vekili avukat ..... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca davalının icra takibine yaptığı itirazın iptâli ve takibin devamı istemi ile açılmış, mahkemece verilen ilk kararın tarafların temyizi üzerine, Dairemizce bozulmasından sonra, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmuş ve mahallinde keşif yapılarak rapor alınmış ve bu rapor doğrultusunda sonuca ulaşılmıştır. Oysa, dosyada mevcut kayıtlarda 15.12.2006 tarihinde keşif yapılmasına karar verildiği halde, davacıya çıkartılan keşif davetiyesinde keşfin 25.12.2006’da yapılacağı belirtilmiş ve davacı da, keşif için geldiği tarihte daha önce keşfin yapılmış olduğunu ve savunma hakkının kısıtlandığını bildirmiştir. Bu hali ile yapılan keşif sonucu alınan rapor hükme esas alınamayacağı gibi hükmüne uyulan bozma ilâmında davalı tarafın bir ödeme yapmadığı açıklanmış ve bozmaya uyulmakla bu husus davacı yararına kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu nedenle mahkemece 10.558,98 YTL’nin davacı alacağından düşülmesi de doğru olmamıştır.
Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş, taraflara önceden günü bildirilmek suretiyle yeni bir bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak, rapor alınması ve ödeme miktarı 10.558,98 YTL düşülmeden sonuca varılmasından ibarettir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/1602, K. 2009/989, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama