KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/2526 E., 2008/4741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalılar vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, ödenmeyen ... bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasındaki 12.07.2000 tarihli sözleşmeye konu olan işin tamamlandığının anlaşılmasına ve davalı tarafça işin yarım bırakılması nedeniyle kendilerince tamamlandığının kanıtlanamamış olmasına, sözleşme gereği kural olarak işin tamamının davacı taşeron tarafından yapıldığının kabulünün gerekmesine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı taşeron davalı tarafa gönderdiği 19.11.2001 tarihli ihtarname ile ödeme isteminde bulunmuştur. Bu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ şerhi dosyada bulunmamaktadır. Ancak davalı taraf 22.11.2001 tarihli cevabi ihtarname ile davacı tarafın alacağının olmadığını bildirdiğinden, davalı taraf cevabi ihtarname tarihi olan 22.11.2001’de temerrüde düşmüştür. İcra takibi 18.03.2002 tarihinde başlatıldığına göre, işlemiş faizin 22.11.2001 tarihi ile 18.03.2002 tarihi arasındaki dönem için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, mahkemece bilirkişi görüşü alınmadan ve hesap şekli gösterilmeden işlemiş faizin tamamını kapsar şekilde itirazın iptâline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı icra takibinde işlemiş faiz miktarına da faiz uygulanması sonucunu yaratacak şekilde istemde bulunmuştur. Mahkemece bu istem olduğu gibi kabul edilmiştir. Bu durum faize faiz yürütülmesi sonucunu yaratacağından, BK’nın 104/son maddesine aykırı olmuştur.
4-Yabancı para cinsinden olan icra takiplerinde icra inkâr tazminatının asıl alacak miktarı üzerinden ve icra takibine konu asıl alacağın icra takip tarihindeki kur karşılığı dikkate alınarak TL cinsinden karar altına alınması gerekir. Mahkemece bu kurala uyulmadan, asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden ve yabancı para cinsinden icra inkâr tazminatı isteminin karar altına alınması da hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/2526, K. 2008/4741, 11 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama