KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/2781 E., 2008/6108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar ... ve ... vekilleri ile davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dava dışı vergi mükellefi ...’nun davalılardan T.... Bankası A.Ş. ... Şubesin’deki hesabından davacının vergi alacağının tahsilini âkim bırakmak amacıyla davalı gerçek kişilere ödemeler yapıldığı ileri sürülerek; 56.065,00 YTL alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu alacağın davalı ... A.Ş. tarafından ödenmesi sonucu davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle “esas hakkında hüküm verilmesine gerek bulunmadığına” karar verilmiş ve verilen karar davalı ... ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, vergi borçlusu ...’nun 01.08.1998 tarihinde vefat ettiği halde, vefat tarihinden sonra T.... Bankası ...
Şubesi tarafından anılan vergi borçlusunun kendi talimatı varmışcasına, davalı gerçek kişilere belli miktarlarda ödeme yapılmış olduğu ileri sürülerek usulsüz olarak bankadan para tahsil eden davalı gerçek kişilerin de sorumlu tutulması gerektiği iddia edilmiş; ancak, davalı gerçek kişilere yapılan ödemelerde hukuka aykırı işlemlere, bu davalıların katılmış olduklarına ilişkin yasal deliller davacı tarafça ileri sürülmemiştir.
Buna göre, davacının vergi alacağının tahsilini engellemek için davalı gerçek kişilerin hukuka aykırı olarak işlem yaptıkları, davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanamadığının kabulü gerekir. Bir sübjektif hak, kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kimseler hakkında dava açılabilir. Davada, husumet ehliyeti dava koşulu olup; yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan gözetilmek gerekir.
Bu yasal nedenle, sorumluluklarını gerektiren nedenler bulunmadığından davalılar ..., ... ve ... haklarındaki davanın “pasif husumet yokluğu” sebebiyle reddi gerekirken; mahkemece, bu davalılar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/2781, K. 2008/6108, 17 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama