KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/3521 E., 2008/4812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Hakimliği
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin ... Evleri II. Etap villalarının PVC kapı ve pencere doğrama işlerini yaptığını ve işbedelinin ödenmediğini ileri sürerek 3.774.917.133 TL asıl alacağın 24.04.2001 tarihli faturanın davalıya tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 3.774,91 YTL'nin 24.01.2002 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici, yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmış olduğundan sözetmeden 24.04.2001 tarihli ve 3.774.917.133 TL tutarlı faturayı dayanak alarak; faturada gösterilen PVC kapı ve pencere doğrama işlerinin yapıldığı iddiasıyla ... bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı taraf ise, uyuşmazlık konusu işin sunulan 20.03.2001 tarihli "Yüklenici Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin kapsamında kaldığını ve sözleşme konusu işin yapılmadığını savunarak, belirtilen sözleşmeyi dosya kapsamına sunmuş bulunmaktadır.
Borçlar Kanununun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; yanlar arasında varlığı ileri sürülen akdi ilişki, niteliğince bir eser sözleşmesidir. Borçlar Kanununun 364. maddesi hükmü gereğince, ...-eserin bedeli taraflarca önceden kararlaştırılmamış ise, teslimi zamanında ödenir. Eserin parça parça tesliminde ücretin ödenmesi kararlaştırılmış ise, her parçanın bedeli, onun teslimi zamanında ödenmek gerekir. Somut olayda, bedeli uyuşmazlık
konusu olan işin yanlar arasındaki 20.03.2001 günlü sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı mahkemece saptanmamıştır. ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin getirtilen 2006/719 esas sayısında kayıtlı dava dosyası incelenmiş ve ... Yapı AŞ. tarafından ...
Plastik Kapı ve Pencere Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ. hakkında 20.03.2001 tarihli sözleşmeye dayalı olarak dava açmış olduğu anlaşılmış ve bu davalı şirket vekilince sunulan 08.02.2008 günlü cevap dilekçesinde sözleşmenin müvekkili yüklenici tarafından Borçlar Kanununun 117. maddesi hükmü gereğince fesih olunduğunu ve tarafların birbirlerine karşı herhangi bir edimde bulunmadıklarını bildirdiği görülmüştür.
O halde, bedeli uyuşmazlık konusu ..., sözüedilen sözleşme kapsamında ise yüklenicinin sözleşme konusu işi yapmadığı yüklenici şirket vekilinin mahkeme önündeki ikrarı ile sabit olmaktadır.
Bedeli uyuşmazlık konusu olan ..., 20.03.2001 tarihli sözleşmenin kapsamında olmaması durumunda ise, yüklenici şirketin yukarıda açıklandığı üzere, Borçlar Kanununun 364. maddesi hükmü gereğince işi yaparak davalıya teslim ettiğini ve ... bedelinin istenebilir olduğunu yasal delillerle kanıtlaması zorunludur.
... bedeline ilişkin fatura ya da faturaların kesinleşmesi ve dolayısıyla ... sahibi davalıyı bağlayıcı olabilmesi için bedeli faturada gösterilen işin yüklenici tarafından yapılarak ... sahibine teslim edildiğinin ve işin onun tarafından kabul edilmiş ve ayrıca faturaların usulüne uygun şekilde tebliğine karşın fatura kapsamının ... sahibi davalı tarafından Türk Ticaret Kanununun 23/II. maddesi hükmü gereğince itiraz edilmemiş olduğunun tespiti zorunludur.
Somut olayda ise, işin yapılarak davalıya teslim edildiği yüklenici davacı tarafından kanıtlanmadıkça davalının ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olması ve davalının itirazda bulunmamış olması davalının fatura kapsamıyla bağlı olduğu sonucunu doğurmaz. Bu hukuksal sebeple, ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi dayanak alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde soruşturma ve inceleme yapılarak varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik soruşturma ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/3521, K. 2008/4812, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama