KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/3673 E., 2008/5729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin tahsili ve manevi tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece verilen karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edelmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosya içerisinde bulunan hak edişlerde işin 1992 ve 1993 yıllarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Belediye ile davalı şirket arasında imzalanan 02.10.1992 tarihli sözleşmede işin bedeli 656.600.000 TL (656,60 YTL) olarak kararlaştırılmış, sözleşmenin 3. maddesinde bu bedelin üzerinde ödeme yapılmayacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki 10.10.1992 tarihli sözleşmede ise yapılacak hakediş tutarlarının 1/3’ünün davacıya ait olacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece de taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı gibi davacıya iş bedelinden 1/3 oranında ödeme yapılacağı kabul edilmiştir. Dosyada bulunan hakedişlerin toplamı belediye ile davalı şirket arasındaki sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinden düşük olduğundan sözleşmedeki 656,60 YTL iş bedelinin 1/3’ü olan 222,23 YTL’nin davacının iş bedeli olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak belediye ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede 656,60 YTL dışında bir bedelin ödenmeyeceğinin kararlaştırılmış olması ve taraflar arasındaki sözleşmede de bedelinin eskale edileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması, davacının iş bedelinin tahsili için dava tarihine kadar bekleyerek dava açmasının kendi tercihi olması dikkate alınmaksızın, bilirkişiler tarafından iş bedelinin dava tarihine eskale edilerek hesaplanması ve mahkemenin de kararın gerekçe kısmında eskale edilen iş bedelini benimsemesi doğru olmamıştır.
3-Borçlar Kanununun 49. maddesi uyarınca manevi tazminatın karar altına alınabilmesi için, tazminat isteyenin şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğraması gerekir. Somut olayda davacının iş bedeli ödenmemiş ve gecikmeli de olsa bu bedel dava konusu yapılmıştır. Bu durumda davacının şahsiyet hakkının rencide edildiği düşünülemez. Mahkemece şartları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemin de kısmen kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının hakettiği iş bedeli 222,23 YTL olarak kabul edilmek sureti ile karar oluşturulmasından, bu bedelin eskale edilmemesinden ve davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/3673, K. 2008/5729, 26 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama