KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4303 E., 2009/4363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
- Davacılar
- 1- ...,...,...,...
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı SS ... Yapı Kooperatifi Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat, olmadığı takdirde tapu iptâli ve tescil istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, tapu iptâl ve tescil talebinin reddine dair verilen karar davalılardan kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Arsa sahibi sıfatıyla ...,...,...,... ile yüklenici arasında 25.09.1995 tarihinde “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalandığı, bu sözleşme ile arsa üzerinde yapılacak oniki daireli binadan beş adet dairenin arsa sahiplerine verileceği kararlaştırılmış iken daha sonra düzenlenen 20.10.1995 tarihli düzenleme şeklinde “Düzeltme Beyannamesi” ile arsa sahiplerine verilecek toplam daire sayısının dört adede indirildiği çekişme konusu değildir.
Nevar ki eldeki davayı açan kişilerden ...,...,...,... sözleşmede taraf olarak yer almadıkları halde, hangi hukuki ilişkileri itibariyle davada, davacı sıfatlarıyla yer aldıkları açıklanmış ya da mahkemece incelenmiş değildir. Sözleşmeden dolayı herhangi bir hak sahipliği iddiasında bulunamayacak olan kişilerin işbu davada aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğundan
... ./.. s.2
15.H.D. 2008/4303 2009/4363
sözedilemez. Taraf teşkilinin ise hakim tarafından resen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle öncelikle, belirtilen husus davacılar vekiline açıklattırılarak sözleşmede taraf olarak yer alan herhangi bir arsa sahibinin mirasçıları iseler veraset ilâmlarının, sözleşmedeki hakları devralan kişiler ise buna ilişkin temlik belgelerinin ibraz ettirilerek davada taraf sıfatıyla yer alıp alamayacakları tespit edilmelidir.
Anılan ilişki bu suretle tespit edilemediği takdirde ilgili davacı veya davacılar hakkında aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmeli, ilgisi tespit edildiği takdirde ise kendilerine izafeten davanın esası hakkında hüküm kurulmalıdır. Hal böyle iken taraf teşkili sağlanmadığı halde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması ve bu arada davada taraf olarak yer almayan ...,... un isimli şahıslar lehine tahsil kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bunun yanında herhangi bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacağa temerrüd faizi uygulanabilmesi için borçlunun alacaklı tarafından BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece, davalı yanın davadan önce temerrüde düşürülmediği nazara alınmaksızın dava konusu bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devir tarihinden itibaren faiz başlatılması da hatalı olduğu gibi, asıl davada talep edilen miktara dava tarihinden, ıslahla arttırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken bu ayrım yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4303, K. 2009/4363, 14 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama