KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4601 E., 2009/4919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı ve birleşen davanın davalısı işsahibince uğranıldığı iddia olunan zararların tazmini, davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenici yanca ise ödenmeyen iş bedelinin tahsili talep edilmiş, mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve birleşen davanın davalısı işsahibi vekilinin tüm, davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenici vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenici vekilince talep edilen alacaklarına 15.08.2005 tarihinden itibaren faiz uygulanması istenmiştir. Bilindiği üzere sözleşmeden doğan alacaklara borçlunun alacaklı tarafından BK’nın 101. maddesine uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü veya taraflarca kararlaştırılmış ise kesin iade tarihinden itibaren faiz uygulanabilir. Somut uyuşmazlıkta taraflarca borcun ödenmesi gereken kesin bir vade günü belirlenmemiştir.
Ancak davacı yüklenici vekili gönderdiği 05.08.2005 günlü ihtarname ile bakiye iş bedelinin 7 gün içinde ödenmesini davalı işsahibinden istemiş, anılan ihtar 15.08.2005 günü tebliğ edilmiş olmakla borçlu temerrüdü 26.08.2005 tarihi itibariyle gerçekleşmiştir.
Bu nedenle 26.08.2005 tarihinden itibaren faize hükmedilmek gerekirken birleşen davada hüküm altına alınan bedele daha sonraki bir tarih olan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Nevar ki anılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/4601, K. 2009/4919, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama